18 Ekim 2007 Perşembe

Hedeflerimiz Kademeli mi yoksa Aralıklı mı olsun ?


Insan hayatının onemli bir parcasi olmustur bu hedef kavrami. Okurken, yasarken, calışırken vb.. heryerde. Gunesin dunya uzerinde ki bir cisme düşen gölgesi misali bir hikayesi var bu hedef kavramının açılımının. Güneşi temsil eden kaynak Vizyon. Vizyonun açılımını Amaç, ardından sırasıyla Değerler, Gayeler(Maksat), Yetenekler, Ölçülebilir hedef ve bunun gölgesi olan Görevler.

Boyle bir açılıma sahip olan hedefleri nasıl vermeliyiz? Yuksek versek ayrı, dusuk versek ayrı bir problem yaratbiliyor. Hedefi yüksek tutmak, hedefi alan ekip için var olan kalıpların dışına taşıp, farklı bir yaklaşıma sahip olmayı gerektirir. Kısaca Inovasyonu tetikliyor. Bunu bir örnek ile verirsek;

1.000 m’yi kosarak 100 sn de kat eden bir kişi, bunu 90 sn yapmak (Kademeli Hedef) için kişinin daha fazla antreman yapması ve temposunu arttırması yeterli olacaktır (Yetenegi elverdigi kadar). Fakat hedefini 50 sn verirseniz, bunu gerçekleştirmek için mevcut yapabileceklerinin dışına çıkıp, paten, elektrikli scooter vb.. aletler kullanması gerekecektir. Yani kendi bildiklerim yetmiyor, dışarıya bakmalıyım diye düşünecektir. Bu tarz bir hedef vermek, aralıklı hedef tipine girmektedir. Kişinin kendini keşfi, daha derinleri sorgulama ve analiz etme becerilerini kazandıracaktır.

Aralıklı hedefin sıklıkla yanlış uygulanması ise sıklıkla karşılaştığım durum olmustur. Bir önceki ay 60 birim mal satan bir bayi, sonraki ay hedefi 100 birim mal satmak olarak verdiğinde, ekip ilk olarak su soruları soracaktır;

I. Neden ?
II. Bunu gerçekleştirince ne elde edeceğiz ?
III. Gecen aydan farklı olarak ne yapacağız (Kaynağımız ne?)
IV. Hangi amacı gerçekleştirmek icin bu hedefi yakalamalıyız ?
V. Biz bu artışı sağlarsak, marjinal olarak ne fayda göreceğiz ?

Bu soruların coguna “Gecen aydan farklı bir sey yok, bunu yapabiliriz” şeklinde bir MOTIVASYON alan ekipler, kalıpların dışına çıkamayıp, hedefi içselleştirmedikleri için, “Bu ay olmaz ama en azından bir sonraki aya yatırım yapalım” inancı ile gecen ay yakalan 60 birimi bile yakalayamamışlardır. Primler alınamamış ve Patron için “ Bu ay bize prim vermek istemediği için hedefi YÜKSEK verdi” şeklinde bir inanışla çalışmaya devam etmek zorunda kalmışlardır.

Patron ne mi düşünüyor ? Patron açısından olaya bakmak bile istemiyorum….
"Aynı şeyi yaparak, farklı çıktılar beklemek akıllı insanların tercihi değildir" Einstein

3 yorum:

m.a.b. dedi ki...

patron buradan bilgi değil, hinlik alır.

oscar was here dedi ki...

henry ford otomobili kesfetmeden once dunya at arabalarinin egemenligindeydi.
henry forddan sonra hicbir zaman at arabasi diye bir sey olmadi. dunyayi degistirmisti.
ve hic bir zaman henry ford at arabasi uretmemisti.

Nezih Allıoğlu dedi ki...

Genelde patronlar hedefi veren ile hedef verdikleri arasında sürekli tampon görevi görmektedirler. ikisinide memnun edemezler.