29 Kasım 2007 Perşembe

İş Tatmini Nelere Bağlı..





İnsanların işteki davranışları ile ilgili bir dualite ögretilmiştir hep yönetim ile ilgili derslerde. Teori X ve Teori Y.

Teori X’ e göre kişiler çalışmaktan hoşlanmaz ve yöneticileri, supervizörleri tarafından yakınen takip edilmelidir.

Teori Y’ E göre kişiler çalışmaktan hoşlanır ve zaman zaman yakın takibe ihtiyac duyabilirler.

Bu iki teoride “Pygmalion etkisi “ yaklaşımı ile birleştirildiğinde (Kısaca, çalışanların performansları; supervizörlerin davranışları, çalışanların beklentileri ve bu iki girdinin etkileşimi ile belirlenir.) iş tatmini ve performans yönetimi konuları asürekli olarak etki tepki olarak değerlendirilmiştir.

Her insanın birbirinden FARKLI oldugu ve her insanın kendine ait bir dunya gorusu, kimliği, yetenekleri ve inançlara sahip olabileceğini unutmamak, iş tatmini yaratmak için TEMEL başarı noktası olacaktır. Çünkü her insanın iş tatminini sağlayacak girdiler AYNI olamaz. Ama araştırmalarda en çok bahsi geçen 6 sebebi burada belirtmek istiyorum.

Yapılan işin içeriği
Ucret paketi (Maas + yan haklar)
İşte ilerleme imkanı (Yatay yada dikey)
Ust yonetici (Lider yaklaşımı)
Çalışma arkadaşları
İşe karşı tutum (sevmek, inanmak vb..)

Bu maddeler ile ilgili blogumda bir ANKET açtım. Bunun sonucuna göre bizdeki eğilimleri cok merak ediyorum. Katılımınızı bekliyorum.

23 Kasım 2007 Cuma

Hayatta ve İşte Değişimin SIRRI !!! – Yaşam Koçu Yaklaşımı


Hatırlarım eskiden cocuklar ortalık yerede gezerken kafalarını masaya, koltuğa vurduklarında; anneleri ağlayan cocuğun karşısında bu eşyaları dövüp, cezalandırırlardı. O an çocuklar şunu öğrenmişti “ Demek benim bir HATAM yok!! Masanın orda durmaması gerekiyordu…”. Sonra bu çocuklar buyuk adam olduklarında yaşadıkları çoğu şeyi HEP BAŞKALARINA mal etmeye başladılar. Yok hükümet boyle yapsaydı, Patron bana bunu yapmasaydı vb.. Kendi değişimleri için çözümü hep çevrenin değişiminde aramaya devam ederler…

Yukarıdaki deneyimin dışında hepimiz hayatımızın cogu evresinde mevcut bulundugumuz konumları farklı deneyimler ile karşılaştığımız için değiştirmek zorunda kaldık. Aslında HEPSI iyi oldu ki butun ogrendiklerimiz tecrube hanesi toplamında birikti ve birikmeye devam edecek.
Aynı şekilde Liderlerin en buyuk karşılaştığı zorluk ekiplerinin mevcut “Güvenlik Alanından” çıkıp, esnemek zorunda kaldıkları alana geçişini agrısız sızısız halletmek. Kişilerde, organizasyonlarda mevcut durumlarında Güvenlik Alanında kaldıkları için bir sıkıntı duymazlar ama rutinden veya çıktıların arzu edilen ile uyuşmama probleminden rahasız duyabilirler. Burada karşılaşılan zorluk, yeni bir beceri gerektirecek (Mevcut alanı genisleterek sağlanabilir) durum karşısında Esnerken (Strech ), hissedilecek olan korkuların yonetimi.

Kişi Güvenlik Alanından, Esneme Alanına (Strech Zone) geçişi yonetemez ise, Panik alanına kayarak olmadık sonuclar ile karşı karşıya kalabilir. Buradan da sürekli olarak bildigim yol en iyisi şeklinde bir yargıya sıkı sıkı tutunma eğilimi gosterebilir.
Esneme alanına geçişte özellikle Koçluk becerisi yuksek yoneticiler 2 şeyin önemli oldugunu bilirler.


1- Korku
2- Küçükte olsa ilerlemenin sağlanması

Kişiler mevcut konumlarını değiştirirken yeni ile karşılaştıklarında korku duygusuna kapılabilir. Burada kişiyi sürekli olarak deskteklemek ve yaptıklarının sonucunun nasıl oldugu hakkında geri bildirim vermek, gerekiyorsa farklı bakıs açılarını onlara buldururarak ilerlemenin oldugunu göstermek temel başarı odağıdır. Bu 2 temel dönüm noktası başarı ile geçilir ise, kalıcı ilerleme içsel motivasyon ile sağlanmaya devam edecektir.

Değişime neden uyamıyoruz sorusunun cevabı baksa yerde aranmaya başlanmalı mı ?

16 Kasım 2007 Cuma

Yeni Peugeot 308 Turkiyede

Peugeot'nun 3 kasasının yeni nesil versiyonu olan 308'in Lansmanı Turkiyede basladı.Bugunlerde showroomlarda teshir edilen 308'in yayınlanan reklam filmini paylaşmak istiyorum. Ozellilke sesli izlemenizi tavsiye ederim.

2 Kasım 2007 Cuma

1960’lardan 2010’a Pazarlama Trendleri


Hayatta olup bitene helikopter bakışı (NLP de Helicopter view) ile anlamaya çalıştığımda, zaman tunelinin gerisinde ve onunde özellikle pazarlama trendlerinin anormal değişimini izliyorum. Konuyu 1960’lar ve 2000’ler diye 2 ana gruba ayırdığımda;

1960 ların pazarlama stili ana hatları ile aşağıdakilerin kombinasyonlarını içeriyordu

Müşteri ihtiyaclarını belirlemek ve sunmak
İhtiyacı karşılayacak ürün dizaynı
Meşhur 4P’yi monopol avantaj uygulamak için kullanmak.

2000’ler de ise ana odaklar aşağıdakileri içeriyor;
İhtiyaçları ve kaynakları belirlemek
Değer yaratacak ürün dizaynı
Verimli satış formatı secimi ve segmentasyon (Niş Pazar)

Özellikle pazarlama anlamında artan mecra secenekleri, karlılıktaki azalma, oligapolik Pazar oluşumları ve globalleşme aşağıdaki guncel trendleri de beraberinde yaratmıştır.

Ben yerine SEN marketing
Gerilla Pazarlama
WOMM (Ağızdan ağza pazarlama)
Viral Marketing
Podcast, Nano Marketing (Internet radyoları, Pandora, Launchcast – Yahoo)
Direct Marketing
Online Marketing (Özellikle RSS teknolojisi)
One to one marketing (Bire bir pazarlama)
Network marketing (Amway, Herba life, Avon)
En guncelli ise Neuromarketing (Duyusal Pazarlama)

Daha sonra özellikle Neuromarketing hakkında detaylı ornekler vereceğim ama insanoğlu beynin sınırlarını çözdükçe, ticari uygulamalar da genişleyecektir diye dusunuyorum. Biraz detay verirsem FMRI (Functional magnetic resonance imaging- Tıpta kullanılan MR’ın turevi olarak soyleyebilirim) metodu ile marka – urun deneyimlerinin beynin hangi noktalarını uyarıp, satın alma eğiliminden, tüketim miktarının çeşitliliğine kadarki yelpazede etkinliğinin ölçülmesi üzerine kurulan bir sistem.

Gecen 40 yılın farkını anlatabilmek için Turkiyeden bir örnek verirsem, eskiden et almak için mahalle kasabına giderdik, sonra bunlar buyudu buyuk alışveriş merkezlerinin bir parcası oldu ama deneyim aynı deneyim. Bugun ise ŞALVARLI ET isimli bir şirket, Internet uzerinden online siparis ile eve teslimattan tutun da, Sarıyer girişinde TIR’ dan dönüşmüş son derece şık bir magaza haline donusmus konsepti ile, piknikçilere et satıyor. (Bunun için bir piknik alanını bile kiralamış diye duydum)


Siz ne dersiniz ? et aynı et ise fark nerede ? Tukkan (eskiden oyle denirdi) yeterlli iken neden internetler, şık dizaynlar, Tırlar vb... NEDEN ?