13 Haziran 2008 Cuma

Online Pazarlama ve Otomotiv Sektörü Online Pazarlama Harcamaları

USA da ve Avrupa daki yeni pazarlama mecra trendi online kanallar. Firmalar toplam pazarlama bütçelerinin % 15-25 gibi bir kısmını online pazarlama kanallarına ayırmaktalar, bu gidişle Outdoor ve online harcamaların butcedeki ağırlığı artacak gibi gozukuyor.

Avrupadaki online pazarlama harcamaları kırılımı için Forrester Research’un yayınlamış oldugu tabloda detayları belirtilmis ve önümüdeki 5 yıl içinde ikiye katlanması planlanıyor.



Turkiyede ise Medicat'in düzenlemiş oldugu digital age toplantısında 2006 yılı Turkiye online pazarlama sektörü 40 milyon $, 2007 de 55-60 milyon $, 2010 da ise 200 milyon $ olacagı ve toplam pazarlama butcelerinin icinde % 20 ortalamalarda olacağı konusuldu.

Internetin Turkiye giderek yaygınlaşması (2006 yılında 22 milyon kullancı), Mart 2007 rakamları ile 20,4 milyon MSN, 8,6 milyon myspace, 14 milyon hotmail kullanıcısı oldugu dusunulurse potansiyelin değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Otomotiv sektörü için USA da emarketer'ın yayınladığı rapora göre 2007 de 3milyar $ online pazarlama harcaması olacağı belirtiliyor. 2012 yılında bu rakamın 5,61 milyar $ olacağı belirtilmiş.






Yapılan baska bir araştırma; Internetin, araba satın alma davranışlarındaki etkisini ve nedenlerini gösteriyor. Buna göre arac satın alma planlandığında % 51 tavsiye/fikir amacı ile interneti kullanıyor.






10 Haziran 2008 Salı

Hedefler ve Limitlerimiz

Ingilizlerin ünlü 1 mil koşusu geçmişte (1910-1954) insanoğlunun limitlerini ne kadar aştığını ve bunda da esas engelin kendisi olduğuna dair en bilinen kanıtlardan biridir. O zamanların populer konusu 1 mil uzunluğundaki koşunun en iyi ihtimal ile 4 dakikanın altında olup olamayacağı. Günün tıp uzmanları insanın kas yapısının bu zamanın altına erişemeyeceği konusunda hemfikir iken, 1954 yılında İngiliz Roger Bannister isimli atlet 3.59.4’luk bir zamana imza attı. 1913 yılında 4.14.4 olan derece 41 yıl sonra 4.00’lık limitin altına indi.

Bunu müteakip ne oldu ? sadece 45 gun sonra John Landy isimli atlet 3.58.00’lik bir zamana indi, en son 1999 da Faslı bir atlet 3.43 ler seviyesine indi.

Bu nasıl oldu ?

Inanarak. Koyulan hedefin (4.00 altında koşmak) resmi, kronometredeki görüntüsü (Görsel), insanların alkışı (İşitsel) , duyulan hazzı (dokunsal) gerçekleşmiş derecede yaşamak. Bu sayede nöron dizilişleri yeni bir düzende değişecek ve hedefe giden iç engelimiz ortadan kalkacak.

Hergün değişen şartlara göre belirlediğimiz hedefe (içselleştirmemiz şartı ile – tum duyular bazında) yaklaşmak için ne yapıyoruz ? Planlarımızı günlük, hatta saatlik olarak kontrol etmeliyiz. Hedefi küçük parçalara bölüp, bunları başararak kendimizi ödüllendirmeliyiz. Böylece güvenlik alanımızın dışına çıktığımızda korkumuzu bu küçük başarılar ile yenebiliriz.

Unutulmaması gereken bir şey var ise, inançlarımızı bizim seçtiğimiz. Neye inanmak istersek ona inanırız. Güncel inançlarımızın halen geçerli olduklarını mutlaka kontrol etmeliyiz ki, değişen şartlara uyum sağlayabilelim.

Meshur bir söylem ile bitirelim Limitsiz siniz!!!!